Dolunay Güzeli
7/2/2009 -Kategori: Hikâyeler
Dolunay Güzeli
Ey galu beladan gelen ve cennetin
sonsuzluğuna gidecek olan çocuk
Ey taa en berilerden gelen ve
taa en ötelere gidecek olan çocuk
Ey nazreti yusuf güzeli ve sesi erkeksi
Gül yaprakları tartan terazilerde
tarttım senin dengeliliğini
Ya yukarı hafif çekti ibre
Ya aşağı ağır kaydı ibre
Tartıya şahit bülbüller
güllere küstüler
Gül dallarını vedasızca terkettiler
Senin başaklar gibi sarı saçlarına kondular
Bülbüllere şahit başaklar cezbeye durdular
Çileden arınmış masum dervişler gibi,
Semaha durdular semanın altında
Ve toprak titredi aşktan
Taa buzullar eridi Anadolu toprağının aşkından
Arzdır, aşkın lv katmanlarını hapseder derinliğinde
Şehvet tüketiminden kurumuş Batı’ya
Lav sunar, ateş korları sunar, aşk sunar
Tütsülenir batılının donuk bakan gözleri
Ey sarı saçlarında bülbüllerin yuva yaptığı çocuk
Batılının hayranlığı sanadır, fakat bilmezler ki
Safkan Anadoluluğunadır
Çünkü Anadolu;
Aşkın som altından saflığıdır
Saf aşkları yitiren ülkelerin
Çoçuklarının da gözleri donuktur,
renklidir fakat donuktur
Senin renkli gözlerindeki renk ahenkleri
renk ışıltılarını sorarlar sana
De ki, ben Anadolu’yum
Toprağım ve tohumum da Anadolu
Ben saf aşkın
sırf aşkın
Safkan aşkın çocuğuyum
Yani ben
Türk aşkının çocuğuyum